• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

NLP Teknikleri İndir

NLP Teknikleri İndir
NLP Teknikleri

Temsil Sistemleri Görsel, İşitsel, Kinestetik İngilizce ve Türkçe biliyorsunuz, tanıştığınız Türkçe bilmeyen İngiliz  ile Türkçe konuşmaya çalışır mıydınız? elbette iletişim kurmak için onun dilini kullanırdınız, öyle değil mi? Böylece onunla uyumlu bir bağ kurardınız. Her birimizin algılamak için beş duyusu var.  Görme, işitme, dokunma, tatma, koklama. Ve bunlarla birlikte bir de altıncı "duyumuz" var; onunla da seziyoruz.

Dış etki ve tepkiler bize duyusal yolları kullanarak ulaşıyor. Ama bu duyular her birimizde farklı kapasitelerde canlılık buluyor. Hatta kimilerinde bazı duyular tamamen kapalı olabiliyor. Kör bir insanın görme duyusunun olmaması, çoğu kişide sezgisel algılamanın az kullanılması ve ya hiç kullanılmaması gibi.

Az kullanılan ve hiç kullanılmayan her duyu körelir. Tümüyle yok olması söz konusu olmaz ama körelir. Çocukluk çağlarında yaşadığımız deneyimler, kendimizi korumak için bazen bizi bazı duyularımızı kullanmaktan alıkoyar.. örneğin çoğu erkek, daha küçük yaşlarda duygularını bastırmanın erkeklik oldu bilincini fark etmeden kazanır ve benimser.

Duygusallığı zayıflık olarak niteler ve kabul eder.  Duyguları en iyi betimleyen sezgisel algılama bir çok erkekte genç yaştan itibaren körelir , anlamını yitirir. bizler kendi geçmişimize göre bazı duyularımızı daha az, bazılarını daha çok kullanmışızdır ve buna devam ederiz. 

Sinema oyuncusu bir baba ile ressam bir annenin çocuğunun görselliği ve sezgisel konulardaki niteliği doğal olarak daha gelişmiş olacaktır. Babası müzik direktörü, annesi bir müzisyenin kızı olan Mozart, daha ana rahmindeyken müziği ruhuna işlemişti. Annesi Mozart'a hamileliği boyunca müzik dinleterek onun hayatını değiştirmişti. Babası daha o doğmadan ona her gün keman çalıyordu.

Dört yaşında müzikal deha olarak bilinen ve kabul edilen Mozart'ın işitselliğinin çok gelişmiş olduğunu görebiliriz. Çocukluğunda sevilen, kucaklanan, okşanan, çocuklarda kinestetik temsil sistemi gelişmiş oluyor. Kinestetik derken söz konusu dokunma, tat, koku ve sezgisel algılama gücü kastedilir. Kinestetik sözcüğü bazı kitaplarda "duygusal" olarak çevrildiği görülür. İngilizce "emotional" kelimesi de duygusal olarak çevriliyor.

Duygusallık kimine göre de zayıflığı çağrıştırır. Duyguların kişiyi yönetmesi de denilebilir bu duruma. Çoğu kez de duyarlı sözcüğü ile eş anlamlı olarak kullanılır. Halbuki duyarlı insan duygularının kontrolünü sağlıklı bir şekilde yönlendirebilen, başkalarının duygularına da aynı özenli tepkiyi gösterebilen kişidir.

Duygusal kişi ise kendi duygularını önemser ama onları sağlıklı ve net bir şekilde ifade edemez. Başkalarının duygularına ise duyarsız tepkiler gösterebilir. sıklıkla anlaşılamamaktan rahatsızlık duyduğunu ifade eder. İnsanlar için, tüm canlılarda olduğu gibi dokunulmak ve dokunmak bir ihtiyaçtır olarak belirtilir.. Okşanan kedilerin tüyleri daha parlak olur örneğin, çocuk kucağa alınmak,ilgi gösterilmesini ister.

Yaşamınızı yanlızca kinestetik yolu kullanarak sürdürebilir misiniz? Göremeden, işitemeden ya da konuşmadan? Helen Keller bunu başarmış biri.

1880-1968 yıllarında yaşamış Amerikalı pedagog. Helen Keller'ı diğer pedagoglardan ayıran özellik doğuştan diyebildiğimiz kör, sağır ve dilsiz olmasıdır. On dokuz aylıkken geçirdiği hastalık sonucunda görme, işitme ve konuşma yeteneğini yitirmişti. Keller'ın hayatı,küçük yaşta hayatına giren bir öğretmenle değişti. yaptıklarıyla bir efsane olan öğretmen Anne Sullivan, Keller'ın yaşamında dönüm noktası olmuştur.

Anne Sullivan'ın kendisi de kısmen kördü. Sullivan, Helen'e sadece okuma yazmayı öğretmedi, normal bir eğitim almasını da yardımcı oldu. 1900 yılında girmiş olduğu Radcliffe Kolejini, normal öğrenciler gibi bitirdi. İngilizce'yle beraber Almanca, Fransızca, Latince ve Rusça'yı da öğrendi. aynı öğretmeni gibi hayatını kör ve sağırların gelişimleri için adadı ve çok sayıda kitap yazdı. O, insan beyninin gücünün de güçlü bir örneği diyebiliriz.

Yaşamının ilk on dokuz ayında zihninde yer etmiş sadece "su" sözcüğünden yola çıkarak başarmış olduğu her şey, beynin kullanıldığı zaman, olağanüstü kapasitesi kanıtlayan bir mucizenin canlı örneği. Helen Keller yaşamı parmak uçlarıyla tanıdı ve keşfetti. Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizler tabirini göz önüne alırsak o gören bir kör, işiten bir sağır ve kendini ifade edebilen ve kendini anlamlandırabilen bir dilsizdi.

Bizler için muhteşem bir örnek olma yolunda ilerleyen bir yapıya sahiptir Helen Keller. Hepimiz her algı kanalını belli bir ölçüde, ama bazı algı kanallarını daha ağırlıklı kullanırız. Ağırlıklı kullandığımız duyular iş seçimimizi etkiler, eşimizle ilişkilerimizde olumlu ve ya olumsuz tepkiler yaratır. İş ve sosyal görüşmelerimizde karşımızdaki kişiyle kolay uyum sağlamak bile buna dayandırılabilir.

İnsanlar arası uyum, anlaşıldığını fark etmekten ve  bilmekten  geçer. Tam isabetli algılama için duyusal müzik aletlerimizi "bilememiz", akordunu tutturmamız, altı duyumuzu da yeniden açık ve anlamakta güçlük çekmeyen hale getirmemiz gerekir. Aynı sağlıklı dünya gelen bir bebeğin güçlü algılama kapasitesi gibi. Bebekler dışsal verileri, beden diliyle verilen mesajları güçlü ve net bir şekilde algılar.

ses tonlamalarının anlamını yetişkinlerden daha güçlü fark ederler ve algılarlar. Her şeye heyecan ve merakla bakar, her sesi dinler, her şeye dokunmak isterler; Bebekler bu anlamda saf sezgiyi bize açıklar. Mantık dediğimiz olgu, altı yaşında gelişmeye başlar. O zamana kadar dünyayı ve kendisini altı duyusuyla tanımaya çalışır. daha mantığı tam anlamıyla gelişmemiş bir çocuk kendisine söylenen her şeyi doğru kabul eder ve bilinçaltına şekilde kaydeder. Bu yüzden çocuklukta ebeveynler tarafından verilen mesajların niteliği ve sezi gücü çok önemlidir. Çocukların özgüveninin temeli sıfır-altı yaşlan arasında başlar.

Bilinçaltında bulunan  mesajlar hiçbir zaman yok olmaz. Bilince çıkarılıp göz önüne atılmadığı sürece hayatımızı farkında bile olmadan yönetir. Ergin ve yetişkinlik dönemlerinde yaşadığımız başarısız durumların,, korkuların, dengesiz ilişkilerin, bedensel, zihinsel ve duygusal hastalıkların alt yapısında çocukluğumuzdan gelen sağlıksız bilinçaltı düzeni vardır Cari Gustav Jung'un dediği gibi: Bilinçaltımızdaki kayıtlar bilince çıkmadıkça karşımıza kader olarak çıkar.

NLP Eğitimi eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için :

Denizli’daki  NLP Teknikleri eğitimlerimiz   0 (258) 213 0 999-  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veyaDenizli NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

İzmir’deki NLP Teknikleri eğitimlerimiz için 0(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya izmir NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

İzmir Karşıyaka  NLP Teknikleri eğitimlerimiz için .0(232) 369 50 81 - 0(532) 100 11 65 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Karşıyaka NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz

Antalya’daki  NLP Teknikleri eğitimlerimiz için 0 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  Antalya NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - - -
NLP Teknikleri İndir başlıklı 576 kişi tarafından okundu ve kişi tarafından yorumlandı

Ayrıntılı Bilgi İçin Biz Sizi Arayalım

  
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın